Fatih Altaylı - Gazete
Pazar, 30 Mart 2008
Ciner Grubununun çıkaracağı gazeteyle ilgili, özelikle internet sitelerinde her gün bir takım rivayetler, öngörüler çıkıyor.
Bunlardan etkilenen okurlarımız, meslektaşlarımız sürekli soruyor, “Gazete ne oluyor” diye.
O kadar çok soruluyor, o kadar çok konuşuluyor ki, bir şeyler söyleme ihtiyacı hissettim.
Ciner Grubu, yargı kararlarına ve yargının “İade edin” emrine rağmen Sabah Gazetesi’nin geri verilmeyeceğinin ortaya çıkmasından itibaren yeni bir gazete için kolları sıvadı.
Önce nasıl bir gazete yapmak istediğimizi konuşup tartıştık.
İçeriği, mizanpajı, yayın anlayışı.
Bunları belirledikten sonra nasıl bir alt yapı kuracağımızı planladık.
Çünkü bana göre bir gazetenin büyük ve etkili olabilmesi için öncelikle kusursuz bir alt yapıya sahip olması lazımdı.
Bu yeter şart değil ama gerek şarttı.
Kendi gazetemizi bazılarını yaptığı gibi başka matbaalarda basmak özgürlüğümüzü ve kalitemizi kısıtlardı. Belki daha erken bir gazete çıkarırdık ama iyi bir gazete çıkaramazdık.
Uzun ama doğru yolu tercih ettik.
Dünyanın en büyük gazete altyapısı danışmanlık şirketleriyle yaz ayları boyunca toplantılar yaptık.
Bir konsept oluşturduk.
Ardından Türkiye’de matbaa teknolojilerini en bilen isim olan Ercüment Gündem’le danışmanlık konusunda anlaştık.
Gündem Sabah’ın alt yapısını kurmuş, bu alt yapı daha sonra Türkiye’de ve dünyada pek çok gazeteye örnek oluşturmuştu. Ancak ilkeli bir adam olan Gündem, Dinç Bilgin’le anlaşamayınca daha batmadan önce Sabah’tan ayrılmıştı.
Ardından Sabah ve Hürriyet’in alt yapılarının başında uzun süre görev yapmış İlhan Türkeli matbaalarımızı kurmak için bize katıldı. (more…)